BillMcGaughey.com
 
 
geri: kisisel hikaye anlatici
 
 




Elveda kontrol noktasi Charlie





Not: "Farewell Checkpoint Charlie", dünya seyahatinde bir macerayi anlatiyor. 1990 baharinda, 1962'de birkaç ay yasadigim bir sehirde Berlin'i ziyaret ediyordum. Bu hikaye, tarihi bir siyasi degisim deneyimi ile seyahati birlestiriyor. Hikaye, 1990 yili yazinda Metropolitan Transit Komisyonu'ndaki bölüm bültenim için yazilmistir

***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** ***** *** *****

Dogu Avrupa'daki yolcular, basit faaliyetlerin bile kirmizi teypte tutuldugunu bulmuslardir. Geçen subat ayinda Dogu Almanya'yi ziyaret ettigimde kendim bu deneyimi yasadim.

24 subat Cumartesi günü Frankfurt'a geldikten sonra, hemen 6 saat geç saatlerde, hemen bir kiralik arabayla Bati Berlin'e gittim. Yani sabah saat 3'e kadar arkadasimin yillarca yasadigi yere yakin bir bati Berlin mahallesine girdim. Karisi, iki kizi, bir Fransiz arkadasiydi ve Pazar gününü Berlin'in dogusundaki tirmanisina, Duvarin kirik hediyelik esyalarini satin alip "Unter den Linden" caddesindeki bir kahvede ikram ettiler. Ben Amerikali oldugum için, Amerikali olmak zorundaydim. sehrin ortasinda "Checkpoint Charlie" yoluyla Dogu Berlin'e girin. Arkadaslarim, Bati Berlin sakinleri baska bir yere girdiler. Yillar önce, Amerikalilar Dogu Berlin'i ziyaret edebilir, ancak Bati Berlin sakinlerini ziyaret edebilirlerdi. Artik sinirdan geçmek onlar için daha kolay.

Arkadaslarimin, Dogu Almanya'da Berlin'in yüz mil güneyindeki Leipzig'de akrabalari vardi. sehri Pazartesi günü ziyaret etmem ve belki de merkez meydandaki komünist hükümete karsi protesto gösterilerinin bir önceki sonbaharda baslamis oldugu ünlü Pazartesi gece toplantilarina katilmami önerdi. Bu, nefes kesici bir siyasi degisim dönemiydi - Dogu Almanya ulusal seçimlerinden üç hafta önce, o ülkeyi Bati Almanya ile saglam bir yeniden birlesme yoluna sokacakti.

Pazar ögleden sonra seferi, Dogu Berlin'deki Marx-Engels-Platz'daki eski komünist partinin kitlesel bir mitingi üzerine tökezledi ve siyasi hayati için savasti (fakat bosuna degil).

Arkadaslarim Bati Berlin'deki evlerinden Leipzig akrabalarina telefonda bulundu. Dogu Alman makamlarinin yabanci ziyaretçilerin o ülkede seyahat etmek için vize almak için saglam bir otel rezervasyonu yapmalarini istemelerini biliyorduk. (Aksine, yabancilar, 5 deutschmarks için bir otel rezervasyonu olmaksizin Dogu Berlin'de gezmek için bir günlük bir vize alabilirler.) Bununla ilgili hiçbir sey ince degildi; Dogu Almanlar yabanci ziyaretlerden para kazanmak istediler ve oteller genelde pahaliydi. Leipzig'deki insanlar, otel kosullarini, benim için, turistler için önerilenlerinkinden önemli ölçüde daha ucuz olan sehrin eteklerinde bir otelde yaparak tatmin edebileceklerini düsündü.

Pazartesi sabahi Dogu Berlin için kiralik arabamin, yani bir seyahat planini akilda tutarak bir Mazda'da yola koydum. Checkpoint Charlie çapraz noktasinda gerçeklesen ilk sikinti, ögrendigim yer, bir günlük seyahat vizesi almak için otel rezervasyonunu belirtmek için yeterli degildi. Yabanci ziyaretçiler için Dogu Alman bürosundan gerekli kagitlari almak zorundaydim. Bu ofisinin nerede olabilecegini sordum. Sinir muhafizi Charlottenstrasse'de oldugunu söyledi.

Berlin'in küçük bir sokak haritasina sahip olan birkaç blok sürdüm, arabami park ettim ve haritayi inceledi. Charlottenstrasse, Checkpoint Charlie'den çok uzak degildi. O bölgede biraz dolastim ve yabanci ziyaretçilerin bulundugu birkaç kisiye sorduk. Kimse bunun hakkinda bir sey bilmiyordu. Tam bir adrese ihtiyacim varmis gibi görünüyordu. Bu yüzden Checkpoint Charlie'ye dogru yürüdüm ve eninde sonunda bana yardimci olacak bir nöbetçi bulmayi basardi. Hatirladigim gibi adres Charlottenstrasse 45'di.

simdi zor kisim basladi. Checkpoint Charlie yakinlarindaki Charlottenstrasse bölgesini çabucak buldum. Bununla birlikte sokak numaralari 1'den 30'a çikti. Büyük bir caddenin karsisinda Charlottenstrasse'nin devami geldi. Maalesef burada sokak numaralari 60'li yillarda basladi. 45 numara neredeydi? Bazi insaat isçileri, yaklasik on blok ötede olabilecegini düsünüyorlardi. Kimse bilmiyor gibiydi.

Checkpoint Charlie'ye geri dönüp bir açiklama istemekten baska alternatifim yoktu. simdi yaklasik bir buçuk mil uzakta olan Aleksanderplatz'da bulunan Dogu Almanya seyahat bürosunu ziyaret etmem söylendi. Neyse ki, bu ofisten bulmak çok daha kolaydi. 20 katli bir binada büyük bir isaret olan "Reiseboro" (seyahat ofisi), en üstte benim yönümde duruyordu. Bununla birlikte, park yeri bulmak daha zordu. ?kinci kattaki uygun büroya geldigimde elbette ögle saatiydi ve sayaç kapandi. Biraz rahatlama ve düsüncelerimi toplamayi memnuniyetle karsiladim.

Saat 13.00'da tezgah açildi. Vizelerin verildigi tezgah, otel rezervasyonlariyla ilgili uygun belgeler alincaya kadar bunu yapmazdi. Baska bir sayaç bu isle ilgilenirdi. O tezgahdandaki bir kadin bana, Leipzig'de benim için rezervasyon yapilmis olan otelin adini verdigimde, seyahat yetkililerinin o oteli tanimadigini söyledi. Baska neyin mevcut oldugunu sordum. Anlasilan, neredeyse her sey Leipzig'de Pazartesi gecesi için rezerve edildi, ancak bir oda ya da iki gece 100-150 $ araliginda kaldi (ödemesi beklenen 25 $ ile karsilastirildiginda).

sefkatim ben oldum ve biraz fazla rahatsiz oldum, kadina bunun kabul edilemez oldugunu söyledim. Sonunda, özel bir evde kalma konusunda düzenlemeler yapildigi takdirde, otel rezervasyonu yapmadan vize alabilecegimi bildirecekti. Ne mola! Son Bati Berlin arkadaslarimin bana söyledigi seyden önce, yakinlari beni bir geceye birakmaktan mutluluk duyacaklardi. Ne yazik ki, bu düzenlemeye izin veren dokümanlar seyahat bürosunda degil, baska bir büroda - eski dostum, Charlottenstrasse'deki yabanci ziyaretçilerin ofisi - tarafindan elde edilemedi.

Neyse ki, bu sefer ofisin nerede oldugunu bilen insanlarla ugrasiyordum. Bana adini, adresini ve telefon numarasini yazan küçük bir kagit kagidi bile verdi. Charlottenstrasse 45, insaat isçilerinin, Checkpoint Charlie'den yaklasik on blok ötede, Unter den Linden ve Grand Hotel'in yakininda oldugunu söyledikleri yerdi. Yine de acele ettim; Ofis 03: 00'de kapandi.

Acele etmeye baslamisti. Friederichstrasse'de trafik yoguntu ve haritayi okumak için arada sirada üzerime çekilmek zorundaydim. (Neyse ki, Dogu Berlin'de park yönetmelikleri biraz rahatlardi. Eger park etmeniz gerekiyorsa, kaldirimdaki caddeyi çikarmaniz yeterlidir, birkaç kez bu cihaza basvurdum.) Sonra yagmur basladi. Agir trafik çekerken ön cam yanmaya baslamisti. Yagmur dolu yagmur yagdi.

Görünürlük sifirdi. Kaldirimdan çiktim ve orada oturdum. Üçte üç oldu. Ofisi ve park yerini bulsam bile, kapanis saatinden önce orada bulunmayabilirim ve kiyafetlerim islanacakti. Tanri o aksam Leipzig'i ziyaret etmemi istemedi, göründü.

En azindan baski kesildi. Buradaydim - siz insanlar Minnesota'da çalisirken mesgulken - ellerimle bir süre Dogu Berlin'de mahsur kaldim.

Yagmur yagdiktan sonra, bir süre sehir etrafinda dolasacagimi düsündüm. Friedrichstrasse ilginç görünüyordu. Bir cadde yakininda Checkpoint Charlie'den bir mil kadar uzaklasip bir mahalleye benzeyen bir seye ulasana kadar geldim. Arabami kaldirimda park ettim, kilitledim, kamerami kisa bir yürüyüs turu için yanima aldim.

Alanin ilginç özellikleri vardi. Bunlardan birisi, ünlü oyun yazari Berthold Brecht'in eviydi ve yakindaki bir kitap magazasi ögrencilerle dolasiyordu. Yok olmus bir siyasi parti ofisi vardi. Tek gerçek isim, Bati Berlin dostlarimiza ve Leipzig'deki insanlara bana neler oldugunu bildirmelerini saglamakti. Söylemesi yapmaktan kolay!

Dogu Alman telefon sistemi son teknoloji degildir. Öncelikle, birinin (yakindaki bir magazadaki katipten) ödeme telefonunda hangi alan kodlarini kullanacagini ögrenmem gerekiyordu. Ardindan, aramayi yapmak için dogru paralari kullanmak gerekli oldugunu ögrendim ve o paralari almadim. Telefonu da kullanan bir kadin benim için degisiklik yapti. Son engel telefon görüsmesi yapmakti. Bati Berlin numarasini birkaç kez denedim, ancak yalnizca mesgul sinyalleri aldim. Leipzig numarasina birisiyle ulastim ama görünüste yanlis kisi - zira ona ikinci kez ulastigimda oldukça kizgin görünüyordu. Ayni manevralari baska bir ücretli telefondan denemek daha iyi sonuç vermedi.

Kisa bir öyküyü kisa tutmak için Dogu Berlin'de birkaç saat kamerami kullanarak ugrastim, hafif bir aksam yemegimi yaptiktan sonra, telefonlarin daha iyi çalistigi Bati Berlin'e geri döndüm. Saat neredeyse sabah 9 idi. Arkadaþlarým beni baþka bir geceye yatirdi ve ertesi sabah ertesi sabah, Dogu Almanya'da yolculuga çikmam için beni yola gönderdi.

Bu sefer Sali günü, seyahat bürosunun sundugu otel rezervasyonlarini kabul etmeye karar verdim. Leipzig'in merkezinde "Internationale" olarak adlandirilan büyüleyici eski otelde 45 Dolar'lik bir oda olan daha büyük bir seçim yapildi. Hava çok gelismedi. Önce otoyoldaki kar firtinasina, sonra da 2. Hat üzerinde, Martin Luther'in evi olan Wittenberg'ten geçecek olan Leipzig'e kadar sürdüm. Kapida bulunan 95 tezin üzerine çarptigi kilisenin yerini muhtesem bir yapiya birakti. Saat 6'da, ben geldigimde "baris hizmeti" düzenlendi. Kameranin bir kismini kamerayla kaydettim. Luther kilisenin içinde gömüldü, ancak isaretleyiciyi görmedim.

Gece bir kara firtinayla issiz bir ülkede devam ederken nihayet Leipzig'in eteklerine ulastim ve derhal bir polis memuru tarafindan üzerime çekildi. Rahatimi kazanmak için beni tutuklamakla ilgilenmiyordu, ama bana otele yön vermekte.

Çarsamba günü, Leipzig Savasi'nda Napolyon'tan Almanya'nin kazandigini kutlayan "Volkerverschlagdenkmal" ve Bach'in organ master oldugu Thomaskirsche'yi de içeren çok sayida Leipzig'i gördüm. Hem kapsam hem de tasarimda anitsaldir. Leipzig akrabalarindan Martins'i merkez is merkezinden bir mil öteye kendi apartmaninda ziyaret etmek için müdür de yaptim. Bir önceki gün beni bekliyorlardi ve kar firtinasinda kimsenin kaybolup kaybolmadigini görmek için polise basvurmus oldular. Kimse rapor edilmemisti.

Sonu iyi biten tum seyler iyidir. Tek sorun, Dogu Berlin'deki ekstra günümün bana bir günün geri planini koymasi ve gezinin sonunda Paris'te geçirmek için daha az zamanim olmasiydi. Fransizlar Almanlardan biraz daha öfkeli olduklari için, bu karar benim anti-Alman hissi göstererek Paris'teki Fransiz evsahibelerimle (Bozkirlar) çok iyi oturamayabilir (Nazi konsantrasyonunda zaman harcayan biri için anlasilabilir) Savas esiri olarak kamp) samimi bir sekilde Fransiz yanlisi ve Amerikan yanlisiydi. Fakat Almanya, hem Dogu hem de batidaki tarihi bir andi ve kiralanmis bir Mazda sayesinde bazilarini görebiliyordum.

(Temmuz 1990'da yayinlanan senaryo: Checkpoint Charlie geçen hafta, dört müttefik güçlerin disisleri bakanlarinin Berlin sehir merkezindeki bir zamanlar korkunç sinir boyunca silahli olarak yürüdükleri bir törende söküldü.)

 geri: kisisel hikaye anlatici



TELIF HAKKI 2016 THISTLEROSE YAYINLARI - TÜM HAKLARI SAKLIDIR

http://www.BillMcGaughey.com/checkpointcharliei.html