BillMcGaughey.com

için: sww-trade

 

Isgücü Piyasasi Düzenleyicisi Olarak Hükümet

2010'da birincil olarak Cumhuriyetçiler Partisinde

William McGaughey tarafindan

 

merkez bankalari

Ekonomistler günümüzde para arzini düzenleyen Federal Rezerv Sisteminin veya merkez bankasinin rolünü kabul ediyorlar. Para arzi ile ekonomideki mal ve hizmet hacmi arasinda oldukça sabit bir iliski yoksa, enflasyon meydan gelecektir.

Merkezi bir banka, yari resmi bir kurulus olarak hareket ederek, kapali bir ekonomik sistemde fiyatlari ve faiz oranlarini düzenleyebiliyor. Para arzini artirarak, ekonomik faaliyeti artirmak için daha fazla para kullanilabilir hale gelir. Faiz düser, kredi gevsiyor. Tersine, fiyatlar yükseldiginde, kredi kisitlamalari ekonomik faaliyeti yavaslatmakta, talebi azaltmakta ve fiyatlari yeniden düzenler.

Bu isi yapan sey hükümetin ekonomiyi etkileyen harekete geçme kabiliyetidir. Ulusal hükümetler ulusal ekonomileri düzenler. Kapali bir sistem var ya da kapali.

Ancak, küresel bir ekonomiye geçtigimizde, bu düzenleme modeli zayiflamaya baslar. Ulusal sinirlar üzerinden para ve kredi dökülmesi; ve böylece ekonomik faaliyet de yapar. Küresel para arzini kontrol edebilen, serbest piyasanin aci verici asirilara itmesini engelleyen uluslararasi bir düzenleyici organ yoktur.

Isgücü piyasasina ne dersiniz? Serbest piyasa yüksek düzeyde issizlik ve eksik istihdam getirir ve gerçek ücret düsürürse ne olur? Geleneksel görüs, çalisanlarin aciyi tasimak zorunda kalacaklaridir.

Bireysel olarak, kendilerini yeni ve daha iyi islere yönelerek egitebilirler, ancak döngüsel düsüs dönemlerinde ekonomik tesvik uygulamak disinda toplu olarak çok az sey yapilabilir. Resesyonlar sirasinda hükümet daha fazla harcama yapabilir. Merkez bankalari krediyi gevsetebilir. ?sler, finansal açidan yönlendirilen yeni talebe yanit olarak olusturulacaktir.

Bu yaklasimdaki problem, emek piyasalarinin uzun vadede dengesiz hale gelmesidir. Mali ve parasal tesvik, kisa vadeli sorunlarin giderilmesidir. Hükümetin harcamalarini sonsuza kadar arttirmasini veya merkez bankasinin yikici bir enflasyonist döngüyü serbest birakmadan sonsuzca genisleyen bir para arzi yaratmasini bekleyemezsiniz. Yine de hem yerel hem de küresel ekonomik güçler ABD'li isçilerin uzun vadeli güvenligini tehdit ettiginden bir sey yapilmasi gerekiyor.

Devletin, reel ücretleri korumak ve ülkenin çalisan halki için olumlu çalisma kosullari yaratmak için bir düzenleyici mekanizma olusturmasini öneriyorum. ?sçi, Amerikalilarin refahi ne olursa olsun ahlaki dayanaktir. Bu sebeple Hükümet, emegi tercihli bir seçenek haline getirmelidir. Amerikali isçiler genelde hükümetin kendi tarafinda olmasini ve durumlarini uzun vadede iyilestirecek politikalar önermesini beklemeliler.

ABD'de istihdam için uzun vadeli tehditler

Isgücü piyasasinin neden Amerika'da dengesiz hale geldigini anlamak için, iki uzun vadeli egilimi düsünmeliyiz.

Birincisi, emek için sermayenin degistirilmesi. ?sveren, isçilik maliyetlerini azaltmak için emegin verimliligini artiran "emek tasarruflu" teknolojilere yatirim yapar. Her bir çalisan bir saat içinde daha fazla üretim yapabilirse, makine ilave isle ugrasarak ek isçilere ihtiyaç duyulmaz. Uzun vadede ekonominin yararli islerini daha az insan halledemiyor. Gerisi fazla bir nüfusa dönüsür.

Ikincisi, yüksek fiyatli ABD emekleri için ucuz yabanci emeklerin ikame edilmesidir. Üreticilerin Birlesik Devletler'deki fabrikalari kapatmasi ve yurtdisindaki fabrikalardan isçilerine ABD maasinin bir kismini ödedigi ürünleri uluslarin üretim üssü bosa çikti. Serbest ticaret politikalarimiz, bu tür ürünlerin ABD pazarina tarifelerle yüklenilmeden girmesine izin verir. Mesela, güney Çin'deki isçiler bir saatte 10.00 dolara Amerikalilarin yaptigi isleri yapmak için saat 40'a mal olurlarsa, imalat firmalari bu yerlere is dis kaynak saglama yoluyla kârlarini derhal ve çarpici bir sekilde artirabiliyorlar.

Bununla ilgili yasadisi göç sorunu var. Meksika'da vasifsiz emek için geçerli olan ücret saatte 50 dolarsa, Meksikalilar ABD ile arasindaki sinirin ötesine gizlice girerek ekonomik durumlarini iyilestirebilir ve saatte 5 $ veya 6 $ gibi bir ise girerek ABD ücret oranini alt ederler. Yabanci bir ülkeye dis kaynak isleri vermek yerine, yabanci isçiler buraya geliyor. Bu durumda, serbest ticaret yerine, Cumhuriyet idareleri yasadisi göçle kendi is seçmenlerini memnun etmek için göz kirpiyor; ve Demokratlar siyasi seçim bölgelerini kurmak için ayni seyi yapiyorlar.

Her iki durumda da, Amerikali isçinin ilgisi hükümet tarafindan ihmal edilir. Çalisanlarin anketteki seçtikleri temsilcilerini cezalandiracaklarini düsünürdüm, fakat aslinda seçmen çok farkli konular üzerine böylesine bölünerek ekonomik çikar meselesinin hiç duyulmadigini düsünüyordu.

Bu arada parasal çikarlar, gündemlerini destekleyen adaylar için lobicileri ve kampanyali reklam kampanyalarini yaparak politik tartismaya hâkim. Üniversitelerde barindirilan bir ekonomik papaza, ortalama bir çalisan erkege veya kadina yardim etmek için yapilan herhangi bir önerinin yanlis beyan üzerine kuruldugunu garanti eder.

Bu sorunlar hakkinda bir sey yapilabilir mi? Tabii ki. su anda para arzini düzenledigi ve ekonomik uyarinin zamanlamasini kontrol ettigi için emek piyasasini düzenlemeyi hükümete çagirabiliriz. Fiyatin yükselmesi için emek arzini yapay olarak küçültür. Birlesik Devletlerde ve yurtdisinda düsük ücretli ülkelerde üretilen maliyet farkini azaltmak veya ortadan kaldirmak için tarifeler seklinde vergiler empoze edebilir.

ABD'nin istihdamina yönelik iki tehditten bahsetmistim: (1) isgücü tasarruflu teknolojiler ve ekipman yatirimiyla isten çikarma ve (2) düsük ücretli ülkelere üretim dis kaynak kullanimi. ?lk tehdit yurtiçi ekonomiye odaklanmistir; ?kincisi, uluslararasi ekonomi.

Bu iki sorunu çözmek için hükümetin, ekonomik düzenlemeyi kapali bir sistem içerisinde dayatmasi gerekecek. Bir ulusal hükümet, sisteminin kapandigi ölçüde ulusal ekonomiyi düzenleyebilir. Küresel ekonomilerin, Birlesmis Milletler, Uluslararasi Çalisma Örgütü ve Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararasi politik kurumlar araciligiyla veya ulusal hükümetler arasindaki isbirligi yoluyla düzenlenmesi gerekecek.

çalisma süresinin kisaltilmasi

Otomasyon yoluyla isgücünün degistirilmesi ile basa çikmak için uygun bir önlem, ulusal hükümetlerin isverenleri çalisanlarinin çalisma sürelerini azaltmaya tesvik etmektir. "Tesvik ederek", çene kemikçiligi yapmak istemiyorum, ancak isverenlerin saatlerini azaltmasi için maddi imkânlar yaratiyorum. Bunun için bir model, Adil Çalisma Standartlari Kanunu'nda mevcuttur. 1938'de yürürlüge giren federal kanun, isverenlerin haftada kirk saatten fazla çalismasi gerekiyorsa, bu isçilere fazla mesai ücreti ödemelerini sart kosuyordu.

Günümüz ekonomisi isçiler bugün basarisiz olursa, düzenlemeler yeni durumu çözmek için degistirilebilir. Kirk saatlik bir hafta kuran federal yasanin kabul edilmesinden bu yana yetmis yil geçti; ancak emek verimliligi o dönemde pek çok kez artmistir. Dogum gücünün sabit maliyetli bilesenleri (mesela saglik hizmeti), fazla mesai harcamalarinin ekstra maliyetinden daha agir basar. Açikçasi mevcut finansal tesvikler modasi geçmis. Ne yapilabilir?

Adil Çalisma Standartlari Kanunu çesitli açilardan degistirilebilir:

(1) Haftada kirk saatten haftaya otuz bes saat (günde 5 gün, günde 7 saat) veya haftada otuz iki saat (4 gün, 8 saat a gün).

(2) Fazla penaltilik orani, bir buçuk saatten iki katina veya daha yüksek bir sayiya yükseltilebilir.

(3) FLSA kapsamindaki istisnalar en aza indirilebilir; özellikle, yönetim ve mesleki çalisanlarla ilgili. Nitekim, kendi çalisma takvimlerini belirlemeyen veya kontrol etmeyen çalisanlar arasinda kapsamanin evrensel olmasinin gerekçeli bir nedeni yoktur.

(4) su anda ekstra yari zamanli ücret olan fazla mesai primi, çalisana ödenmek yerine ücretlere ek bir vergi seklinde devlete ödenebilir. Bu, çalisanin asiri mesai çalismasini aramaya ya da kabul etmeye yönelik tesvikini ortadan kaldiracaktir.

Adil Çalisma Standartlari Kanunu'nu degistirmenin yani sira, iki diger önlem çalisma saatlerini azaltmaya yardimci olacaktir: (1) daha önce kitaplarin üzerinde daha iyi kanunlarin uygulanmasi ve (2) saglik sigortasinin istihdamdan ayrilmasi.

Çalisma saatleri kisalirsa gelir azalir mi? Çalisanlar için kisa vadedeki etkileri tahmin etmek imkansizdir, ancak uzun süredir çalisma saatlerinde yapilan indirimler, ücretlerin daha yüksek ve daha düsük olmamasina neden olmustur. Bunun nedeni, emegin arzi küçüldügünden, arz ve talep yasasina göre fiyatinin - isçinin ücreti - artmasidir.

Bu yaklasimla ilgili bir probleme itiraf etmeliyim. ABD hükümeti kendi iç ekonomisinde çalisma saatlerini düsürürse, bu ek yönetmelik, ABD isverenlerinin yurtdisindaki dis kaynak kullanimini hizlandirmaya yönelik bir tesvik olusturacaktir. ?sverenler süphesiz "daha iyi bir is ortamina" dogru yönelirler ve çalisma haftalarindaki kisa süreler bu kosullarda olumsuz bir gösterge olarak degerlendirilir.

ticaret düzenlemesi

Aman neyse. Disaridan saglama süreci zaten gelismis. Hükümet yönetmeliklerinden kaçmaya çalisan isverenlerle basa çikmanin yollari vardir. ?stediklerini üretin; isletmeler para kazanmak için ürünlerini satmaya hala ihtiyaç duyuyor,

Bu bizi, düsük ücretli ülkelere üretim ve istihdam saglayan ABD isçilerinin ikinci problemine götürüyor. Çözüm, bir deyisle, "tarife" dir. Bir tarife, mallar Gümrük'ten geçtiginde genellikle ödenen baska bir ülkeden ithal edilen mallara uygulanan bir vergidir. Düsük ücretli bir ülkede maliyet avantaji ne kadar büyük olursa olsun, avantaj, ABD pazarina girerken ürüne bir tarife dayatarak yok edilebilir; bu da, ucuz emekten kaynaklanan maliyet tasarrufuna esittir.

ABD hükümetinin bu tür ürünler üzerinde "isverene özel tarifeler" koymasini önerdim. Fikir, belirli bir fabrikada belirli bir ürünün üretiminde yurtdisindaki emek maliyetini hesaplamak ve bunu, "normal" ABD ücretini ödeyen bir ABD fabrikasindaki ayni ürünü üretme maliyetiyle karsilastirmaktir. Birimden digerine çikarilan bir maliyet tarife için esas teskil eder.

Benim konseptim, 1990'larin ortasinda Yesil Parti yayinlari Synthesis / Rejenerasyon için iki makalede tartisilmistir. Bu makaleler internette http://www.greens.org/s-r/0606-30.html ve http://www.greens.org/s-r/0909-24.html adreslerinde bulunmaktadir.

Düsük ücretli bir ülkede üretimden kaynaklanan tüm maliyet farklarinin koruyucu tarife tarafindan dengelenmesini önermiyoruz. Bununla birlikte, ABD üretiminin çökmesini engellemek için diferansiyelin yeterli olmasi gerekir; veya en azindan ABD yapimi ürünlerin ABD pazarinda rekabetçi kalmasina izin verecek kadar.

Bu planin güzelligi, çok uluslu sirketlerin ücretlerinin yükseltilmesi ve mallarinin üretildigi yabanci fabrikalardaki çalisma saatlerinin düsürülmesi için bir tesvik saglamasidir. ?sçilik maliyetindeki farklilik ne kadar küçükse, tarife o kadar az olacaktir.

Dolayisiyla böyle bir tarife, ücretlerin artirilmasi ve çalisma saatlerinin azaltilmasi için dünya çapinda bir araçtir. Bugünün bilgisayar teknolojisi ve yabanci fabrikalardaki çalisma kosullarini kontrol etmek için denetçilerin artan kullanimi göz önüne alindiginda, bu öneri artik oldukça kullanisli. Küresel ekonominin gelismeye devam etmesi ve uluslar arasi yasam standartlarinin daralmasi nedeniyle gelecekte uluslararasi isbirliginin temel tasi olabilir.

süphesiz, yakin gelecekte böyle bir tarife sistemi olusturmak siyasi olarak imkansizdir, çünkü Birlesik Devletler "serbest ticaret anlasmalari" ile baglidir - ABD Senatosu tarafindan asla onaylanmayan yari antlasmalar - ve kurallar Üye Devletlerin tek tarafli tarifeleri empoze etmesini yasaklayan Dünya Ticaret Örgütü'nün. Bununla birlikte, 1944'deki Bretton Woods konferansinda oldugu gibi, dünya ticaret düzeni yeni gelismelere uyum saglayacak sekilde degistirilebilir.

Açikçasi, Birlesik Devletler her yil genis ve ticaret açigi artmaya devam ederse bir seyler yapilmalidir. Ülkenin ticaret hesaplarinda makul bir dengeyi düzeltmek için bir seyler yapilmalidir. Bir ulusun mal üretmesi ve tüketiciye baska bir malin uzun vadede uygulanamamasi.

izolasyon degil, yeni uluslararasi isbirligi biçimleri

Dolayisiyla, ulusumuzun uzun vadeli istihdam sorunlarina hem yerli hem de uluslararasi bir çözüm önermekteyim. Begen ya da begenmedim, Birlesik Devletler hükümeti ortak sorunumuzu çözmek için diger uluslarla isbirligi yapmak zorunda kalacak; Tek tarafli çözümler yükleyemez.

Bütün uluslar, halklari için yeterli istihdam saglamada zorluklarla karsi karsiya. Bütün uluslar, dogal kaynaklarin, küresel isinmanin, su ve hava kirliliginin ve diger çevresel sinirlamalarin giderek azalmasi sorunlariyla karsi karsiya. Dünya halki, daha güçlü ve gelismis siyasi kurumlar vasitasiyla böyle seyleri kontrol etme imkâni bulmalidir.

Bu durumda, çogu ya da çogu ülkenin, Adil Çalisma Standartlari Kanunu'na benzer bir sekilde yerel mevzuatla çalisma saatlerinde azalmalar yapabilecegi akla bile gelmez; ve bunlarin hepsi, halklarinin refahi olmadan sanayilesen uluslari cezalandirmak için "isverene özgü tarifeler" gibi tarifeler uygulayabilir.

Hükümet hem ulusal hem de uluslararasi ekonomilerde oynayacak bir role sahiptir. Sovyetler Birligi'ndeki komünizmin çöküsünü ele geçiren Wall Street cazibesine kapanik kapitalizmin zaferi çok yakinda görüstü. O zaman "tarihin sonu" yoktu; ne de insan irki devam ettigi müddetçe olamaz.

Ulusal çevremizin sinirlamalari çerçevesinde artan özgürlük hedefine dogru çalisiyoruz. Benim önerilerimden hiçbiri, hükümetin yasalarla is kararlari alacagini öngörüyordu. Bu, hükümetin üretim araçlarini devraldigi "sosyalizm" degildir; hükümet, vergi ve diger mali tesvikler yoluyla serbest piyasayi düzenliyor.

Fair Work Standards Act (Fuar Çalisma Standartlari Kanunu) kapsaminda fazla mesai için ekstra ücret "prim", vergi olarak düsünülebilecek ya da dikkate alinmasi gereken uzun zamandir süregelen bir çalismada devlet tarafindan uygulanan bir maliyettir. Ithal mallarin tarifeleri de bir vergi. Bu, ülkenin ilk Hazine Sekreteri Alexander Hamilton'in, 18. yüzyilin sonlarinda Amerika'nin bebek imalat sanayilerini korumak için yarattigi vergilendirme seklidir. Tarifeler, ülkemiz ekonomisinin gelistigi 19. yüzyilda federal hükümetin ana gelir kaynagiydi.

Ayrica, Amerikan endüstrisinin, 19. yüzyilin sonlarinda ve 20. yüzyilin basinda, ortalama çalisma saatlerinin en hizli düstügü bu dönemde gelismis bir devlete dönüstügünü gözlemlemistim. Günümüz tüketici ekonomisinin mimari Henry Ford, çalisma saatlerinin azaltilmasinin ekonomik avantajlarini tanidi ve kendi fabrikalarinda tek tarafli olarak uygulamaya koydu. Buna karsin, günümüzün daha az yaratici yöneticisi olan sanayi kaptani, bu önlemlerin ekonomik yikimi büyütecegi konusunda israr ediyor.

Dolayisiyla, isyerinde gümrük tarifeleri ise yaramayacagini söyleyen ya da çalisma saatleri düsürüldügü takdirde korkunç sonuçlar doguracak olan dogmatik ekonomist, tarih anlayisinda yetersizdir. Birkaçinin kisa vadeli avantajinin ya da çoklugun uzun vadeli çikarlarinin üstün olup olmayacagi, siyasi bir karar.

 

(Not: Kisa çalisma süresinin ekonomik sonuçlari daha fazla tartismaya hak kazanir. Ilgilenenler için, shorterworkweek.com adresine gidin.)

 

için: sww-trade

 

COPYRIGHT 2008 Thistlerose Publications - ALL RIGHTS RESERVED
http:/www/BillMcGaughey.com/governmentregulation.html