BIllMcGaughey.com
   
to: kisisel hikaye anlatici
   

 

Nasil "Ritim ve Benlik Bilinci" yazabildim

Kitap haline gelen "Ritim ve Benlik Bilinci" nin el yazmasi, 19 Kasim ve 20 Aralik 2000 tarihleri ??arasinda bir kelime islemci üzerine yazilmis ve ertesi yilin ocak ayinda iki kez yeniden yazildi. Bazilari özgün kompozisyona sahipti, ancak en çok on veya daha yillar önce yazilmis metin versiyonlarindan yeniden islenmis materyalleri temsil ettiler. Bu kitap aslinda kirk yili askin bir süredir devam etmekte, diger yazi projeleri ve muhasebe ve gayrimenkul yönetiminde kariyer ile kesintiye ugramistir.

Lise yillarimdan itibaren çesitli konularda yaratici düsünceleri içeren "fikir notlari" yayinlayan bir günlük tuttum. Okulboyunda yapilan buluslarin veya eserlerin kâgittan parçalar halinde tasvir edildigi ilk taslaklardi. Son zamanlarda, bu notlar ilgimi çektigim projeleri yazma ile alakali olma egilimindeydi. Onlari orijinal ilhamin ifadeleri olarak düsündüm ve onlari bir kisisel miras olarak degerledirdim. Kolay tanimlama için kronolojik siraya göre siralanmis bir dizi madde ve atanan numaralara yazildilar.

Ritim ve benlik bilinci ile ilgili notlar, felsefeyi ihtisaslastigim üniversite ögrencisi oldugum 1960'li yillarin baslarina dayaniyordu. Bu noktadaki fikir notlarim, çalismalarimda veya kisisel hayatimda karsilasilan felsefi sorunlara odaklanma egilimindeydi. Bir ögrenci olarak kendi zihinsel yeteneklerim hakkinda süphelerim olmaya basladim. Bu modda uzun yasamin yerli düsüncelerimi baltaladigi ve hafizami kaybetmem ve konsantre olmamdan korkuyordum. Belki de konularimla artik ilgilenmiyordum ya da rekabetçi endiselerden muzdaripteydim?

O dönemdeki notlarim, yeniden doldurulan zihinsel enerjilerin ve yogunlasmanin bir sarti olarak ritim üzerine odaklandi. Benlik bilinci daha sonra kendimi bulma kosuluydu. Yaratici hayal gücüm hayatimin önceki dönemlerinde bir kaynaktan ilerliyordu.

Sonunda bu kaygilar, iki yil boyunca üniversiteden ayrilmami, büyük miktarda siiri ezberlememe ve Bati Almanya'da yasama geçmemi sagladi. Orada, bu oldukça amaçsiz varolus türünü sürdürdüm ve yine de daha fazla fikir notu topladim. Ayrica, ABD siyasetiyle ilgili bir yazi projesinde ?ngilizce olarak uzun süre konsantre oldum. Deneyimi beni temelde düsüncelerin sunumunda uzmanlasmis bir yazar olduguma ikna etti. Birlesik Devletlere döndüm ve kolejden mezun olduktan sonra kisa bir süre muhasebe egitimi aldiktan sonra bu meslegi sürdürmek için Minnesota'ya göç ettim.

Fikirler ve pratik dünya arasinda yirtik duydum. Minnesota Eyaleti'yle bir yil muhasebe meslegini tamamladim ve sonra basarili bir yazar kariyeri olacagini umdugum seyi yapmak için bundan vazgeçtim. Elbette, fikir notlarim yazi yazmanin yönünü saglayacakti. Birkaç ay boyunca iyi geçti. Makul memnuniyetim için iki veya üç kisa parça bitirip birkaç kisa öykü yazdi. Daha sonra ritim ve benlik bilinciyle ilgili fikir notlarinda biriken tüm düsüncelerimi içeren bir eser hazirlamak için ana projeye basladim.

Bu proje iyi gitmedi. Belki de asil notalara çok fazla vurgu yaptim ve yeni yaratimda yetersiz kaldim. Her bir notanin orijinal olarak tasarlanmis ifadeler gibi gerçeklerde ortaya çikmasi gereken özgün içgörüler içerdigini düsünüyorum. Bu nedenle, benim stratejim notlari birlestirmek, bunlari benzer bir konsept ile gruplamak ve daha sonra bunlari tutarli bir yazi parçasiyla birlestirmek ve mümkün oldugunca orijinal anlami koruyabilmekti. Karbon kopyalarini veya kaynak not kagitlarinin fotokopilerini, numarali her fikir için ayri kâgit kâgidina koydum ve onlari temayla yigin halinde fiziksel olarak düzenledim. Sonra aslinda yazmaya basladim.

Uzun bir süre pasajlari yazdiktan sonra konunun farkli bir sekilde ele alinmasi gerektigine karar vererek bir apartmanda oturdugumu hatirliyorum. Böylece sözcükleri bosa çikararak yeni kelimeler yazardim, yoksa cümleleri veya paragraflari el yazmasinin diger bölümlerine yönlendirebilirim, yoksa bu projede nerede oldugumu kafam karisik hale getirdigim noktaya kadar çesitli yerlere yeni paragraflar eklerdim . Sabah uyandigimda, birkaç bardak kahveyi içtigimi, kagitlarimi masaya düz yiginlarla bir araya getirdim ve yazi yazmaya hazir olacagim. Fakat hiçbir sey gelmedi - en azindan birkaç paragraftan fazla sayfaya kadar hiçbir sey yoktu.

Kaba taslakta bile, Almanya'da yazmis oldugum gibi tam uzunlukta bir çalisma üretmek için konsantrasyonu sürdüremedigimi farkettim. En iyi strateji, yazinin bir gün kadar devam etmesini saglamakti ve umarim yenilenmis bir akil ve bakis açisiyla ona geri dönmekti gibi görünüyordu. Bu tecrübeyle ögrendiklerim, yaziyi gelmeye zorlayamamis olmamdi. Belki de bu türden bir faaliyeti tam zamanli sürdürmek için isimi birakmak hata olmustur.

Projeyi hiç terketmeden, daha umut verici görünen diger arastirmalara yöneldim. EBM sinavina girmek için daha fazla muhasebe dersi almak için üniversiteye döndüm. Ayrica, dini ve diger konularda bir takim kütüphane kitaplari da okudum ve içerigi not edildim. Bu dönemin sonunda evlendim ve muhasebe meslegine basladim.

Bir muhasebeci olarak çalisirken kendimi öncelikle bir yazar olarak gördüm. Muhasebe faturalari ödedi, ancak benim durumumda, zenginlikler ve kariyer basarisi için tam olarak hizli bir parça degildi. Yirmi bes yili askin bir sürede, bes muhasebe pozisyonu düzenledim ve isten atildik, isten çikarildik veya bes kez emekli oldum.

Hafta sonlari veya tatiller sirasinda ya da issizlik araliklarinda yazi yazdim ve bu sistemin tam zamanli bir yazar oldugumdan daha iyi oldugunu gördüm. Yazarin blogunu yasama korkusu, Pazartesi sabahi ise geri döndügüm zaman sinir bozucu durumumun sona erecegi ve kendimi daha yönetilebilir bir rutine daldirildiginin bilgisi ile rahatladi. 1981'den baslayarak Thistlerose Publications'in himayesinde birkaç kitap yayinladim ve Praeger tarafindan yayinlanan yazarin ortak yazariydim.

1970'lerin sonunda, bir vinç üreticisiyle muhasebeci istihdam ederken nihayet, ritim ve benlik bilinci ile ilgili fikir notlarini ve diger birkaç konuyu, 135 tek aralikli sayfa uzunlugunda, yazilmis bir el yazmasi içerisinde birlestirdim. Bir ek. 215 sayfalik genisletilmis bir sürüm 1984'te tamamlandi. Ne yayin için uygun degildi. El yazmalari kaynak notlarini çok yakindan takip ettikleri için tutarli degildi. Ayrica çok fazla konu kapliyorlardi. 1980'lerin sonlarinda spor psikolojisi ve müzik teorisi ile ilgili ek malzemeleri getirmek için bazi bölümleri genisletmeye basladim.

1980'li yillarin sonunda, kiralanmis mülklerimi St. Paul'da terk etmek zorunda kaldim, çünkü bir yangin dumani zarari evi yasanmaz birakti. Minneapolis'e tasindim, önce birkaç yildir ticari meselelerle, daha sonra küçük bir apartman binasi satin alip sehir içi ev sahibi olmakla görevli, yazismayla iliskili faaliyetlerle doluyum. Minneapolis sehir yetkilileriyle çatismaya girdigimde, kenti dava açan ve diger protesto etkinliklerine katilan küçük toprak sahiplerine katildim. Grubun "bas yazari" olarak, yazarin mesleki merdiveninin alt basamaklarindan birinde, yerel gazetemin editörüne sik sik mektup yazarak neseyle çalistim.

Bu karar proje yazma çalismalarina yeniden baslamama vaktini verdi. ?kincisi çekici oldu. simdiye kadar, düsüncelerim dünya tarihiyle ilgili bir kitap yazmaya, "ritim ve benlik bilinci" kaynak notlarinin serisinde fikirlerin ortaya çikmasina dönüstü. Böylece önümüzdeki iki yil boyunca, tarih kitaplari okudum, içerigi hakkinda notlar yazmis, farkli bölümleri yazmis ve yeniden yazmis ve nihayetinde yeni bin yilin ilk ayinda iki kez inceleme almak için kitabi zamaninda yayinlamistim. Bu proje üzerinde tam zamanli çalissam da (toprak sahipleri görevlerimin disinda), 1960'larin yaratici funklarina geri dönmedim çünkü ya yazma becerilerim daha siki gelistirildi, ya da konu daha az zordu ya da simdi yasadim Metnin olusturulmasi ve yeniden yazilmasi için bir kelime islemci kullanilmasi.

Zihin "Ritim ve Benlik Bilinci" el yazmasina geri dönmüstüm. Düsünce, açikçasi, bu metinle çalismamizdaki geçmis zorluklar yüzünden beni oldukça sinirlendirdi. Zihnin felsefeleri, ekonomik ya da tarihsel yazilardaki konulardan daha zor olan konulari ele alir. Ancak aniden bunu yapmaya karar verdim. Belki de, uzun süredir ertelenen bu kitabin çogunu ya da tamamini, hala yalniz yasarken, bir esin Çin'den gelmesini beklerken yazabilirdim. Masam, dünya tarihi kitabi ile ilgili yükümlülükleri kaldirdi. Ev sahibi problemleri kontrol altinda kaldi.

Ev sahibi grubu ile baglantili olarak 18 Kasim Cumartesi günü yogun bir gün geçirdim. Ama sonra, 19'uncu pazar günü, her seyi yeni yazan ilk bölümden basladim. Ertesi gün bitirdim. Sonraki iki bölüm de benzer bir hizda gerçeklesti, bir bölüm iki ya da üç günde tamamlandi. Bu korkunç projenin bu kadar çabuk yerine oturdugunu görmek bir zevkti. Bir aydan biraz fazla bir sürede, on bölümün hepsi yazilmisti. Düzeltmeler ve eklemeler yapilmasi gerekmesine ragmen, Ritim ve Benlik Saygisinin simdi bir kitap olarak bittiginden ve yazinin kalitesinin tatmin edici oldugunun memnuniyetindeydim.

Bu kisisel geçmisle, otuz yili askin bir sürede bu eserleri yazmayi ögrendim. Belli bir hizda çalismayi ögrendim ve ilk taslagi çok fazla yazmamaktan kaçindim. Sabah erkenden uyanik, yaratici bir ruh halinde kendimi koymak için bir rutini takip etmeyi ögrendim.

Bir fincan kahve yapiyorum, birkaç bardak içip sabah gazetesini okudum. Hirsli hissettigimde (haftada bir veya iki kez olabilir), ek olarak bir kilometre kadar yürür ve soyunma, kahve içme ve gazete okumaya baslamadan önce hizli bir banyo yaparim. Önceki güne ait karisik kagitlarin makul bir düzende yerlestirildiginden eminim. Kisacasi o gün ne yapilmasi gerektigini düsünmeye çalisiyorum. Mevcut el yazmalarinin o günün eseri ile ilgili notlari veya parçalari varsa okurum ve aklimin farkindaliklariyla dolmasina izin veririm. Yeni malzemelerin el yazmasi içine alinmasi önemlidir, böylece kisinin zihni, mükemmeliyetçiden ziyade alici ve gevsek, yaratici bir ruh haline getirilir.

Ögrendigim bir diger sir da uykuya dalma degeriydi. Kendimi, bahari tutmak için her seferinde bir anda yaylanmaya ihtiyaç duyan bir yay oldugunu düsünüyorum. Yirmi dakika ile yarim saat arasinda süren katnlari alip, yorgunluk tükenince bedenim ve zihin büyüdügümü hissettigimi ögrendim. Bir bölüm tamamladigimda veya zihinsel bir çikmaza girdigimde, bu uykudan birini aliyorum. Sonra yavas yavas disari çikiyorum, telasli seyler yapiyorum ve bir sonraki is turuna hazirim.

Aslinda, is gününün bu ikinci, üçüncü veya dördüncü baslangici ilk önce oldugundan iyidir, çünkü o zaman belli bir zihinsel momentum vardir ve bu da yazinin daha kolay gelmesini saglar. ?yi bir günde bir yazar, üretken gününü uykudan birkaç güne kadar uzatabilir. Uyku zamani boyunca, bir sonraki oturumda yararli olabilecek düsünceler yazarin kafasina gelir. Birinin yaratici zekasi her zaman çalisir.

Ritim ve Öz-Bilinç yazmak için kullandigim üç tür materyal vardi:

Öncelikle, daha önce bahsedilen "fikir notlari" veya "kaynak notlari" vardi. Bu notlar, ana içerik ve organizasyonunu sunan kitap için orijinal temalari ifade ettiler. Notlarin bir kismi oldukça eskiydi; Digerleri üniversite günlerime geri döndü.

?kincisi, "okuma notlari" dedigim seydi. Kuramsal bir konuda herhangi bir kitap teorinin yani sira çok sayida örnek ister. Teoriyi çimento karisimi gibi görüyorum ve örnekler taslar ve kayalar, çelik çubuklar, yatak örtüleri ya da müteahhitlerin sertlestirmek ve daha iyi birlesmesini saglamak için çimentona koyduklari her neyse gibi. Bu dolgu malzemesi olmayan somut bir nesne parçalanmaya egilimlidir, dolgu malzemesi tek basina önemsiz bir yigin halindedir. Her ikisinin de kalici bir yapi olusturmak için birlikte kullanilmasi gerekiyor. Dolayisiyla teori, somut örnekler, illüstrasyonlar veya okuyucunun fark ettigi bir gerçege baglayan her türlü seyi içermelidir.

Bu kitabi yazarken kullanilan üçüncü materyal, önceki versiyonlarin el yazmasiydi. Her bölümün en az iki versiyonu vardi, ilk arti ek yazilar hariç. Söylemeye gerek yok, kelimeleri ödünç alacak veya materyalleri nasil organize edebilecekleri konusunda mevcut versiyonlar oldugunda isi bir araya getirmek daha kolay oldu.

Ritm ve Benlik Bilinci bölümlerinin önceki sürümlerini içeren bulabildigim kadar çok dosya klasörü bulundurdum ve bu iki kavramin ilk kez tartisildigi 1960'lardan kaynak notlarimin fotokopilerini aldim. Ayrica, bu kitap için geçerli olabilecek gazete kupürleri ve dergi makaleleri ile dolu genis bir dosya klasörü de bir araya getirdim. Bütün bu yazilari kagit yapraklari üzerine yazdim ve daha sonra ilgilendikleri noktalari not ederek tekrar tekrar inceledim. Daha önce okundu ve açiklama yapilan kitaplardan okuma notlari bulunan birkaç diger klasörler vardi. Bunlar da, yazarken kolay erisilebilir hale getirildi.

Detroit'te büyüdükten sonra Henry Ford'un toplu üretim tekniklerinden haberdardi, bu sayede parçalar parça konveyör bantlarina montaj hattina getirildi. Bu, hat üzerindeki farkli noktalardaki isçilere, islerini yapmak için ihtiyaç duyduklari tüm parçalari ve araçlari en az eriserek veya kaldirarak ulastirdi. Yazi yazmayi organize etmeye çalistim da.

Tüm yazili notlarin ve ilgili tüm el yazmalarinin kendilerime ihtiyaç duydugum anda derhal ulasmasini istedim. Yazmaya baslamadan hemen önce çok fazla materyali gözden geçirmekten bikmadan ya da kafaniz karismamak önemliydi. ?lgili malzemeler önümde olmali ve digerleri olasi bir kullanim için bilinen bir yere koymalidir. Sinirli zihnimi her günün bilgisiyle doldurup onu gözden geçirdim ve yaratici bir sekilde kullanmaya koyardim. Hazirlik asamasinda, bu nedenle, materyalleri gözden geçirmeli ve her günün üretimi için neyin gerekli olduguna karar vermeliydim.

Yazmaya basladigimda kitabin taslagini yapmadim. Tecrübelerime dayanarak, organizasyonun en zor kismi olabilecegini ögrendim. Kitabin tamamini bir taslak üzerinde, belki de sadece hemen bölüm ve sonra gelen taslak olarak projelendiremedim. Aslinda, bu kitap için bölümlerin semasi birkaç kez degisti. Benim için meydana gelen yeni bir organizasyon semasi oldugu için önceki planlarimi görmezden gelirdim. Bununla birlikte, açikçasi hemen bölümünde nereye gidecegim konusunda bir fikrim vardi; Planlamanin odak noktasi buydu.

Her bölüm bir çesit baslangiciydi. Eski olanlari attiktan sonra bölümdeki ilgili tüm kagitlari bir araya getirdim. Ayrica, bir veya iki gün geçirmek anlamina gelse bile, bölümlerin çogunda yeni arastirma yapmak için bir nokta da hazirladim. Önemli materyallerin çogunu yeni bir kagit yapragina koydum - kaynak notlar, notlar okuma ve önceki sürümlerin özetleri. Sonra, yazmaya baslayacagim sabah sabah bölüm için hazirladigim seyleri okudum. Neyin baslangiç ??noktasi olacagini bildigimden ve takip eden diger noktalarin bazilarini yazdigindan emin oldum. Amacim, bir kere yazmaya basladigimda bölüm için planlanan materyallerin tümünü ya da çogunu kapsamak ve her birinin tek aralikla kabaca on yazili sayfasinda yapilmasiydi.

Uzun metrajli orijinal yazim pratigimin aksine, bu kitap el yazmasi kelimesini islemci üzerine yazmistim. Bu araçlarla yazdigim neredeyse her seyi yazmaya alistim; Sözlerimi daha dikkatli seçmemi saglayan nihai bir havasi var. Ayrica, elbette sözcük islemciler, düzeltme ve düzeltmeleri el yazisi veya mekanik olarak yazilan el yazmalarindan daha kolaylikla halledebilir. Bunu bilerek, ilk taslagi hazirlamaya devam etmek ve su an düzeltmelerin yapilmasina izin vermek konusunda daha rahat hissettim. Böylece eski bir fobi kayboldu.

?tiraf etmeliyim ki, kaynak notlarin her ne kadar dikkate alinmasa da, bu kitabin ritm ve benlik bilinciyle ilgili çok sey ilk elden deneyim yerine "kitap ögrenmesi" esasina dayanmaktadir. Ben yetenekli bir sporcu ya da müzisyen degilim, ancak bu alanlarla biraz tanisikligim var.

Spor psikolojisiyle ilgili tek deneyim, birkaç yildir bir golf liginde yer aldigimdan geliyor. Oldukça yüksek bir handikapa sahip oldugum için, ortaklarim ve ben, handikap golfunda birçok spor kupasini kazandik (ki bu spora kendine güvenen ilkedir). Turnuvalar sirasinda, yetistirdigim düsüncelerle oynama seviyem üzerinde biraz kontrol sahibi oldugumu kesfettim; Ya da, en azindan, kendi içimdeki zayif oynamanin aksine iyi oynama ile iliskili belirli ruh hallerini tanimlayabilirim.

Müzikle ilgili olarak, iyi içgüdülerime sahip oldugumu, ancak herhangi bir enstrüman çalmaya veya not okuma yeteneginden yoksun oldugumu düsünüyorum. Birkaç kilise korosunda söyledim, ancak son zamanlarda yoktu. Her hafta ya da öylesine, birçok müzisyeni ve sairi içeren bir erkek sarki grubuna katiliyorum. Her sarkiyla ya da alkislarla, harmonik parçalarla ve bazen de alakasiz melodilerle veya sözlerle sarki söyleyerek ritimleri dogaçlamaya oldukça yaraticiligim.

to: kisisel hikaye anlatici

 


COPYRIGHT 2009 THISTLEROSE PUBLICATIONS - ALL RIGHTS RESERVED
http://www.BillMcGaughey.com/writingphilosophy.html